BİLDİRİ ÖZETLERİ

BIM’in Geleceğine Bakış: Bütünleştirme ve Akıllılık

Dr. Aslı Akçamete, Orta Doğu Teknik Üniversitesi

BIM, tasarım ve yapım süreçlerini değiştiriyor. Artık yeni bir metodoloji olmaktan çıkıyor ve dünya çapında birçok paydaş tarafından giderek daha fazla benimseniyor. Şimdi BIM, bilişim teknolojilerinin ve tekniklerinin entegrasyonu ile kullanılarak daha farklı kazanımlar elde etmemizi mümkün kılıyor. Akıllı ve sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmak için, yapılarımızı tasarlamanın, inşa etmenin ve işletmenin daha akıllıca yolları geliştirilmekte. Yakın gelecekte bilgisayarlar ve makineler tarafından daha önce gördüğümüzden daha fazlasının yapıldığını görmeyi bekliyoruz. Mevcut süreçler de, manuel ve izole süreçlerden entegre ve otomatik gerçekleştirilen süreçlere doğru gelişmekte/evrilmekte. Bu konuşma, inşaat endüstrisinin geleceğine bir bakış açısı sunmaya odaklanmıştır. Sektörden ve akademiden, bulut, otomatik öğrenme, IoT, 3B baskı, bilgisayarla görme ve robotik gibi teknolojilerden yararlanan güncel ve gelişmekte olan uygulama örnekleri sunulacaktır.

İnşaat ve Altyapı Yönetimi İçin Sensör ve Bilgi Modellerinin Kullanılması

Dr. Burcu Akıncı, Carnegie Mellon Üniversitesi

İnşaat ve tesis / altyapı operasyon çalışmalarında yer alan mühendisler ve yöneticiler, günlük kararlar alıp kısa ve uzun vadeli planlar geliştirirken, koşullara ilişkin durumsal farkındalığa ihtiyaç duyarlar. Ancak, eksik veri ve mevcut verilerin kolayca erişilebilen ve kullanılabilen bir formatta olmaması nedeniyle bu konuda sıklıkla zorlanmaktadırlar. Sahadaki mevcut koşulların tespit edilebilmesi için 3B görüntüleme (sabit veya drone üzerinde), sensörler ile yerinde algılama, ekipmana entegre edilmiş sensörler ve elektronik etiketleme gibi durum tespitinde kullanılan ileri teknolojiler kullanılmaktadır. Bu teknolojilerden toplanan verilerin, planlanan koşulları gösteren bina bilgi modelleri ile entegre edilmesi, inşa edilmiş durum ile planlanmış koşulların entegre analizini, aktif ilerleme takibi ve kalite kontrolünü, sanal denetimi, uygulanmış projenin otomatik oluşturulmasını, yaşam döngüsü hasar ve bozulma modellemesini, ve kendi kendini yönetme ve kendi kendini iyileştirme sistemi olan altyapı vizyonunu desteklemeyi sağlar. Bu sunum, gerçek koşullardaki örnek durum çalışmalarıyla bina / altyapı bilgi modelleri ve sensör verilerinin entegrasyonu ile ilgili fırsatlar ve araştırma zorluklarına genel bir bakış sunacak, Carnegie Mellon Üniversitesi’nde yapılan ve bu zorlukları ele alan örnek araştırma projeleri hakkında detaylı bilgi sağlayacaktır. Sunum, akıllı teknolojilerin ve altyapı sistemlerinin gerekli bileşenleri olan proaktif yapım yönetimi ve öngörücü tesis / altyapı yönetimi için bu teknolojilerin kullanımı ile ilgili gelecekteki araştırma yolları ve fırsatlarının anlatılmasıyla sonuçlanacaktır.

İşbirlikçi Tasarım ve Mühendislik: Geçmiş, Güncel Uygulamalar ve Olası Gelecek

Léon van Berlo, TNO

Yapı Bilgi Modellemesi, genellikle inşaat endüstrisinde işbirliği üzerine yeni bir etki için bir toplayıcı terim olarak görülmektedir. Açık veri standardı IFC, işbirliği ve BIM ile ilgili tartışmanın kalbinde yer almaktadır. IFC 1990’lı yıllarda başlamış olmasına rağmen, sadece son yıllarda sektörde geniş çaplı kullanım elde etmiştir. Bu sunum, IFC’nin tarihine, bununla ilgili varılmış yanlış kanılara ve bunların nasıl üstesinden gelindiğine değinecektir.
Bu sunumdaki temel mesaj, bir işbirliği projesinde merkezi BIM veri kümesinin olmamasıdır. Bu, bir Ortak Veri Ortamı (CDE) ile çalışmanın, bir proje ekibinde yanlış davranışları nasıl tetikleyebileceğini ve bunun nasıl önleneceğini gösterir. IFC’nin en iyi şekilde nasıl kullanıldığına dair birçok pratik örnek verilecektir.
Sonuç olarak; bu konuşma, bulut BIM ve BCF (BIM Collaboration Format) gibi diğer açık standartlar hakkında bilgi verecek ve gelecekte işbirliği yapma şeklimizi nasıl etkileyebileceklerini tartışacaktır.

Altyapıyı Sanallaştırma

Dr. Ioannis Brilakis, Cambridge Üniversitesi

Dikey ve yatay altyapı, bunları tasarlamak, inşa etmek ve işletmek / sürdürmek için büyük bütçelere ihtiyaç duyan büyük varlıklardan oluşur. Bu yapıların yaşam döngüsü boyunca maliyetlerinin azaltılması, tüm ilgili taraflara önemli tasarruflar sağlayabilir. Maliyet azaltımları, doğrudan üretkenlik iyileştirmeleri veya dolaylı olarak güvenlik ve kalite kontrol iyileştirmeleri yoluyla elde edilebilir. Bu varlıkların güncel dijital kayıtlarının zengin Digital Twin (Dijital İkiz) biçiminde oluşturulması ve sürdürülmesinin bu tür geliştirmelerin yapılmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Cambridge Üniversitesi’nde, nesne odaklı altyapı geometrisi oluşturma, ortaya çıkan BIM üzerindeki görünür kusurların tespiti ve haritalanması, otomatik olarak kusurların uzaysal ölçümlerinin çıkarılması ile sensör ve sensör veri modellemesi için yeni araştırmalar yapılmaktadır. Bu yöntemlerin sonuçlarının daha geniş bir alanda kullanılması için imalata uygun montaj ürünleri tasarlanması (DfMA), artırılmış gerçeklikle mobil denetim yapılması ve varlıkların kaza hasarlarından proaktif olarak korunması gibi alanlarda uygulanmıştır. Kullanılan sanallaştırma yöntemleri ile güvenilir bir dijital altyapı kaydı oluşturulması ve kullanıcıların varlıklarının durumunu güvenilir bir şekilde korumalarını, izlemelerini ve sürdürmelerini sağlabilmektedir.

Grand Paris Ulaşım Projesi’nde BIM

Sylvie Cassan, Systra

Bu sunum, mevcut metro ağını ikiye katlayan, 200 kilometrelik tünel, 68 istasyon ve 7 altyapı bakım alanına sahip en büyük Avrupa demiryolu altyapı projesi olan Grand Paris metro projesinde BIM uygulama deneyimine odaklanacaktır.
Systra, tüm sistemlerin çekirdeği olan araç ve tüm otomatik sistemlerin tasarımcısı ve aynı zamanda 65 km’lik tünel ve 26 istasyonun inşaat mühendisliği sorumlusu olarak Société du Grand Paris’in önemli bir ortağıdır.
Yoğun kentsel alanlarda bir metro hattının tasarlanması, inşa edilmesi ve bakımı bazı zorluklara işaret etmektedir: lokasyonunun belirlenmesi ile ilgili kısıtlamalar, mevcut ağ ile bağlantılar, devam eden işler, trafik ve yaya akışının güvenliği vs.
Systra’nın BIM metotları, BIM’in erken aşamalarda uygulamasına dayanmaktadır ve tüm BIM kullanımlarını içermektedir: istasyon, şaft, tünel yüzey izleri ve viyadükler dâhil olmak üzere tüm altyapı projesini kapsamakta ve bu doğrusal altyapı modeli ile şehrin 3 boyutlu modeli ve geoteknik koşullar birleştirilmektedir.

Yapı Endüstrisini Sayısallaştırmak: Zorluklar, Uygulamalar ve Yol Haritası

Dr. Ahmet Çıtıpıtıoğlu, TAV

Tasarım, planlama, mobilizasyon, satın alma, sözleşme, icra ve teslim ile ilgili zorluklarla uğraşırken, inşaatın, firmaların kendilerini ayakta tutmak için kâr etmesi gereken bir iş olduğunu unutmak kolaydır. Kârlılık, bir işletmenin başarısının tek göstergesi değildir, ancak onların varlığı için bir gerekliliktir. Bu önemli nokta, gerek firmaların kendi inisiyatifiyle gerek işveren tarafından empoze edilmesinden dolayı, yeni araçların ve teknolojilerin uygulanmasındaki heyecan ve zorluğun içerisinde iyice gözden kaçabilir.
Sadece yeni bir teknolojiyi veya “BIM”i kullanmak kendi içinde bir amaç olmamalıdır. Bu sınırlı ve izole bir ilerleme ile sonuçlanması muhtemel bir girişim olacaktır. Geniş veya tam kapsamlı bir “sayısal dönüşüm” için çabalamak yerine, başlangıçta gerçekçi bir hedef olarak belirlenecek çok sayıda seçenek vardır.
Yeni araç ve teknolojilerin kullanılması, mevcut iş süreçlerini gözden geçirip, yeni uygulamaların etkinliğini artıracak daha etkili iş akışları geliştirmek için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Sayısal uygulamalara geçişte “neden”ler ile mevcut piyasa koşullarına değinilip, TAV projelerindeki uygulamalar sunulacak.
Yapım sonrasında işletmeye yönelik, Yapı Bilgi Modelleme (BIM) ve çeşitli Ortak Veri Ortamları (CDE) gibi sayısal araçlar, verileri bir araya getirerek, daha önce mümkün olmadığı bir şekilde bilgilerin derlenmesine ve sorgulanmasına olanak sağlamaktadır. Verilerin derlenmesi ve tüketilmesi amacıyla BIM ve CBS entegrasyonu ile yeni olasılıklar değerlendirilecektir.
TAV’daki İnşaat ve Havalimanı operasyonlarının birleşik tasarımı, inşaatı ve işletme bilgisi, çeşitli çözümlerin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi ve kullanılmasını sağlamıştır. BIM verilerinin operasyonları iyileştirmek için bir araç olarak kullanıldığı Medine Havalimanı’ndaki BIM-FM entegrasyonu buna bir örnek olarak gösterilebilir.
Medine’de ve gelecek projelerimizin yol haritalarında, sayısal araçların ve BIM’in mevcut sayısal altyapısının, hem inşaat sırasında hem de inşaat sonrasında daha iyi bir analitiğe olanak sağlayacak bir platform olarak kullanılması, operasyon performansları, enerji yönetimi, sürdürülebilirlik, iş birimleri ve daha fazlası tartışılacaktır.

Bir BIM Adaptasyon Hikayesi: Nasıl “BIM” yaparız?

Mehmet Polat Diker & Saniye Öktem, RedHotBIM, Prota Mühendislik

Dünyada BIM’in kullanımındaki artışla birlikte, İstanbul’daki metro hattı projeleri gibi Türkiye’deki bazı önde gelen inşaat projeleri de sözleşmelerinde BIM’i talep etmeye başladı. Kültürel bir değişim gerektirdiği için, BIM tecrübesi olmayan Türk tasarım ve inşaat firmaları, projelerinde BIM uygulamasında zorluklar yaşamaktadır. Bu konuşmada, hiçbir BIM deneyimi olmayan bir tasarım firmasının bir altyapı projesinde BIM adaptasyon süreci anlatılacaktır. Bu konuşmadaki temel konu, BIM’in altyapı projelerinde uygulanması ve BIM’in benimsenme sürecinin zorlukları ile hesaplamalı BIM’in nasıl fayda sağladığı ve alınan derslerdir.

BIM’in Benimsenmesi ve BIM’deki “I”nin Belirlenmesi

Daniel Kazado & Dr. Esin Ergen, ProCS Mühendislik, İstanbul Teknik Üniversitesi

BIM kullanımının önde gelen ülkelerde teşvik edilmesi veya zorunlu tutulmasıyla beraber özellikle karmaşık projelerde BIM kullanım oranı artmaktadır. Buna rağmen, BIM’in projelerde etkin bir şekilde kullanılmasının önünde bazı engeller olduğu görülmektedir. Bunun en önemli sebebi, BIM’e geçişin bir kültür değişimi gerektirmesi ve planlamaya ağırlık veren süreçlere ihtiyaç duyulmasıdır (örn. Model Geliştirilme Düzeyi (LOD) tanımlanması). BIM tabanlı projelerdeki iş akışı modellenirken organizasyon içinde yeni süreçler ve roller tanımlanması gerekmekte ve organizasyonel düzeyde bir BIM kültürü yaratılmaktadır. Bu konuşmanın amacı, BIM’in projelerde benimsenme süreçlerinin incelenerek BIM modellerinde yer alması gereken “I”, yani bilginin tanımlanmasıdır. Bu doğrultuda, BIM’in benimsenme sürecinde izlenecek organizasyonel ve operasyonel adımlar açıklanacaktır. Ayrıca, BIM modelinde yer alacak bilgilerin nasıl tanımlanacağı ve bir projenin LOD’sinin zaman içinde nasıl değiştiği önceki deneyimlerden çıkarılmış dersler ve en iyi uygulamalar yoluyla açıklanacaktır.

Yeni Teknolojiler, İşveren Yüklenici İlişkilerini Nasıl Değiştiriyor?

Niyazi Kemer, Autodesk

İnşaat endüstrisi; yeni inşa teknolojileri, malzeme ve tekniklerin gittikçe yayılması ile hızla değişiyor. Bu değişimden işveren ve yüklenici arasında ilişki de sürekli ve derinden etkileniyor.
Bu etki yüklenicin belirlendiği günden, sahadaki işini yapmasına ve sorunsuz bir devir teslime kadar devam ediyor. İşveren artık yükleniciden oyunun tüm aşamalarında görev almasını istiyor.
Bu sunum tüm bu değişimlerin aşağıdaki inşa aşamalarında yüklenici bakış açısından nasıl göründüğünü ele alır.
• Tasarım öncesi aşama
• Yapım aşaması
• Devir – teslim aşaması

Dünyadan BIM Projesi Vaka Çalışmaları: İnşaat Uygulamalarında ve Araştırmalarında En Son Teknoloji

Dr. Rafael Sacks, Technion – İsrail Teknoloji Enstitüsü

Karmaşık projelerin ekipleri BIM’i nasıl kullanıyor? Hangi iş süreçleri, nasıl ve hangi şartlarda değer sağlar? Prof. Sacks, tasarım ve yapımda en son teknolojiyi temsil eden bir dizi örnek proje çalışması sunacak ve süreçlerde BIM’i entegre ettiği ve kullandığı yöntemlerin altını çizecektir. Vaka çalışmaları, BIM Handbook’un yeni baskısından (3’üncü) ve “Building Lean, Building BIM” kitabından alınmıştır. Sunum, BIM ile Yapay Zekâ yeteneklerinin entegrasyon potansiyeline özel olarak odaklanarak endüstri ve akademi alanında BIM’in güncel ve gelişmekte olan araştırmalarının gözden geçirilmesi ile sonuçlanacaktır.

Yapı Bilgi Modellemesi ve Yasal ve Sözleşmeye İlişkin Hususlar

Dr. Mehmet Egemen Özbek, Colorado State Üniversitesi

Yapı Bilgi Modellemesi (BIM); Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat sektöründe çok fazla ilgi çeken bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. BIM kullanımındaki artışla beraber, yasal ve sözleşmesel bazı konuların dikkate alınması gerektiği ortaya çıkmıştır. Teknoloji BIM alanında hızla ilerlerken, söz konusu konular BIM’in daha da geniş çapta benimsenmesine engel teşkil edebilecektir. Bu nedenle, mevcut ve potansiyel BIM kullanıcılarının BIM’in kendi projelerinde uygulanması sürecinde daha bilinçli kararlar alabilmeleri için, bu konuların farkında olmaları gerekmektedir. Bu konuşmada, tüm bunlar dikkate alınarak BIM ile ilgili model sahipliği, risk aktarımı, profesyonel tasarım sorumluluğu, güven, sigorta, tazminat ve BIM’e özel sözleşme dili gibi yasal ve sözleşme ile ilgili hususlar ele alınacaktır.

Kentsel Veri ve Bilgi Sistemleri

Elif Ensari & Can Sucuoğlu, İyiofis

Kentsel Bilgi Modelleme (City Information Modelling – CIM), kentsel ölçekte, geometrik modellerin veri tabanları ve coğrafi konum bilgisi ile ilişkilenebildiği bir ortamda tasarım ve karar süreçlerini desteklemeyi amaçlar. İki ve üç boyutlu kent modellerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (Geographic Information Systems – GIS) ile entegre edilmesiyle oluşturulan CIM platformları, büyük veriyi kullanabilmeyi, çok sayıda kentsel paydaş ile bilgi paylaşabilmeyi ve dinamik modellerle çalışabilmeyi mümkün kılar. Bina ölçeğindeki bilgi modelleme sistemlerinin tasarım ve uygulama süreçlerine getirdiği devrim niteliğindeki yenilikler, yakın gelecekte kent ölçeğindeki bilgi sistemlerine entegre edilerek yapılı çevre tasarım ve yönetimini ölçekler ve süreçler arası sürekli ve akışkan bir hale getirecektir. Bu sistemler sayesinde kentsel donatıların, kamusal ve özel hizmetlerin dağılımı ve erişilebilirliği; iklim analizlerinin ve sürdürülebilirlik kriterlerinin kentsel tasarım kararlarına destek sağlayabilmesi; kentin kullanımına dair izlerin sosyal medya ve açık kaynaklı paylaşım platformları üzerinden okunması ve değerlendirilmesi mümkün olmaktadır. Bu potansiyeller, Bits’n Bricks’in Kadıköy Belediyesi için yaptığı veri madenciliği haritaları, İstanbul genelinde sosyal medya paylaşımlarının coğrafi dağılım analizleri ve Zonguldak şehrindeki turizm strateji planı kapsamında yürütülen geomekansal araştırma çalışmaları üzerinden tartışılacaktır.